UMUTLARIMIZ HENÜZ TÜKENMEDİ

KSO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şekeroğlu: ‘UMUTLARIMIZ HENÜZ TÜKENMEDİ’ Türkiye ekonomisinin son dönemlerde sergilediği yüksek performans ve buna bağlı olarak ortaya çıkan olumlu göstergeler sanayicileri fazlasıyla memnun etmektedir. Sonuç itibariyle göstergeler kurumsallaşmış şirketleri, firmaları büyütmeye, ihracatını artırmaya yönelik olsa da, madalyonun bir de arka yüzüne baktığımızda küçük sanayicilerin ve esnafın çok zor durumda olduğunu görüyoruz. En kısa zamanda herhangi bir tedbir alınmadığı takdirde özellikle Konya’daki esnaf ve sanayicilerimizin olumlu havayı hissedemediği ve kapanmayla karşı karşıya olduğu gerçeği de göz ardı edilemez. Türkiye ekonomisinin son dönemlerde sergilediği yüksek performans ve buna bağlı olarak ortaya çıkan olumlu göstergeler sanayicileri fazlasıyla memnun etmektedir. Otuz yıllık dönemden beri insanımızın hayatını ciddi bir şekilde etkileyen enflasyon probleminin son dönemde tek haneli rakamlara düşürülmesi ekonomiye ve dolayısıyla sanayicilere istikrarlı bir dönemi getirdiği için oldukça önemlidir. Fakat bu olumlu gelişmeler yanında yapısal ve işlevsel bazı problemlerin varlığı hala devam etmektedir. Ulusal ölçekteki bu gelişmelerin Konya’yı etkilememesi düşünülemez. Siyasetteki istikrarın ekonomiye yansıması dolayısıyla yatırım planlarımızı yaparken ve ileriye yönelik kararlarımızı alırken daha rahat hareket ettiğimizi söylemekten de çok mutluyuz. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta; enflasyonist ekonomilerin tatlı karlarının yeni dönemde elde edilemeyeceği gerçeğidir. Bu açıdan sanayici ve iş adamlarımız bunun farkındadırlar. Bizzat üretim işi yapmaları hasebiyle sanayicilerimiz üretim maliyetlerindeki enflasyonun etkisiyle zor durumda kalmaktaydılar. Yeni dönemde maliyet hesaplarını yaparken enflasyon düşük olduğu için daha az hata yapma şansı ortaya çıkacaktır. Enflasyon muhasebesi uygulaması mesela, işletmelerimizin yıllardır uygulaya geldikleri kayıt tutma ve muhasebe teknikleri yerlerini yeni bir düzene bırakmaktadır. Bütün bunlar yeni dönemin etkilerinden yalnızca bazılarıdır. Hükümetin son dönemlerde uygulamaya koyduğu birçok girişimi desteklediğimizi de ifade etmemiz gerekmektedir. Özelleştirme konusunda en kısa zamanda daha etkili adımların atılması gerekmektedir. Liberal ekonominin gereklerinden olan özel sektörün teşviki konusuna ağırlık verilmelidir. Ekonominin içinde bulunduğu kısır döngüden kurtulması ancak özelleştirme türü hem gelir getirici hem de uzun dönemde kamu sektörünün yapısal sorunlarını giderici adımların atılmasıyla olacaktır. Hükümetin Yerellik ilkesine önem verdiğini kanıtlamasının en önemli fırsatlardan birisi Konya için hayati öneme sahip tesislerin özelleştirilmesi safhasında Konyalı girişimcileri tercih etmesidir. İlgili tesislere bağlı üretim yapan yerel müteşebbisler ancak bu kuruluşlarla iyi ilişki içinde olurlarsa daha iyi gelişmeleri mümkün olabilecektir. Bu noktada, Türk ekonomisi ve özelleştirme hikayesinde çok önemli bir yere sahip olan Tüpraş ve Türk Telekom’un özelleştirilmelerinin vakit geçirilmeden yapılmasında yarar görmekteyiz. Parlamentodan geçirilen kamu yönetimi reformu kanunlarının ülkemizin önünü açacağını düşünmekteyiz. Katı kurallarla ve değişen çağın gereklerinden habersiz bir şekilde devlet idaresinin sürdürülmesi mümkün değildir. İdarede demokratik kuralların hakim olması ve yerinden yönetim ilkesinin en yaygın bir şekilde kullanılması müteşebbislerimizi de mutlu edecektir. En basit konularda Ankara’ya yönlendirilmek yani sorunlarımızı çözmek için bakanlıklara ya da bu bakanlıkların merkez birimlerine gitmek zorunda kalmak bizi çok yormaktadır. Çok kısa zamanda almamız gereken kararları bürokratik engeller dolayısıyla alamamamız nedeniyle bazen ihracat bağlantılarımızı yapamama gibi durumlara düşmemize neden olmaktadır. Ekonomimizin yaşadığı bahar havasının ekonomiye sıcak para girişinden kaynaklanmaması yani iç dinamiklerle finanse edilmesi halinde uzun dönemli etkileri olacaktır. İhracatımızdaki son aylardaki artışı bu anlamda çok önemsemekteyiz. Konya sanayicisinin ihracat bağlantılarında da artış olduğunu görmek bizim için teşvik edici bir göstergedir. Odamız bünyesinde kurulan Avrupa Bilgi Merkezi bölge sanayici ve iş adamları tarafından yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. İhracat artışında bu açıdan katkımızın ortaya çıkması bizi bundan sonraki atacağımız adımlar açısından cesaretlendirmektedir. Avrupa Birliği’nden Aralık 2004’te Türkiye’ye üyelik görüşmelerine başlamak için verilecek tarih bizleri de yakından etkileyecektir. Her şeyden önce ekonomideki olumlu gelişmelerin ve istikrarın uzun dönemli olacağı anlamına gelecek olan bu müzakere tarihi sanayicilerimizin yoğun bir şekilde Avrupa’yla ilişkilerini artırmaları anlamına gelecektir. Doğalgaz şebekesinin yaygınlaştırılması ve sanayicilerimize ucuz enerji sağlanması bir başka önemli husustur. Bu sayede bir taraftan kışın solumak zorunda kaldığımız kirli havadan kurtulurken diğer taraftan sanayicilerimiz ve haneler ucuz ve temiz bir enerji kaynağına kavuşacaklardır. Umarız bu da Konya açısından yeni bir ivme kaynağı olur. Ekonomideki gelişmelerin Konya ekonomisi açısından kalıcı olması dileğiyle